English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

++Sitene Ekle
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Kürtler Yeterince Ders Aldı Mı ?

Kürtler Yeterince Ders Aldı Mı ?

Robert Fisk / Independent

Artık Kürtlerin yeterince ders aldığını düşünüyor olmalısınız.

Kürtler ihanete uğramak için doğmuşlar. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra hemen hemen her Ortadoğu devletçiğine özgürlük vadedildi ve hatta Kürtler bir ulus ve güvenli sınırlar istemek için Versay’a bir heyet gönderdi.

Ama 1920’de Sevr Anlaşması altındaki Türkiye içinde Kürtler küçük bir ulusa sahipti. Sonra Türk milliyetçisi Mustafa Kemal Atatürk geldi ve Kürt ulusunun kazanabileceği toprakları geri aldı. Büyük Savaş’ın galipleri, 1922-1923 yıllarında Lozan’da anlaştılar ve şimdilerde yeni Türkiye devleti ile Fransız Suriye ve Britanya Irak’ı arasında kalan Kürtleri (tıpkı Ermeniler gibi) dışladılar. Bu onların gelmiş geçmiş en büyük trajedisi oldu ve neredeyse tüm bölgesel güçler bundan payını aldı. En vahşisi Türkler ve Irak Arapları, en siniği İngilizler ve Ermenilerdi. Tabii ki Türkler Kürtleri bombalamaya geri dönecekti.

1970’lerin başlarında Irak’ta Saddam Hüseyin’e karşı ayaklandıklarında, Amerikalılar İran Şah’ıyla birlikte onları destekledi. Sonra ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger Irak ve İran arasında bir anlaşma tasarladı: Şah’tan toprak talep edilecek, bunun üzerine Şah da Kürtleri terk edecekti. Amerikalılar, silah yardımını kesti. Saddam, yaklaşık 182 bin Kürdü katletti. “Dış politika”, Bay Kissinger’ın deyimiyle “askeri işle karıştırılmamalıydı.”

Kürtler, derslerini almıştır diye düşünmüş olmalısınız. Ama Kuveyt’i kurtarmak için başlatılan I. Körfez Savaşı’nın başından itibaren Amerikalılar tarafından -Suudi Arabistan’dan yayın yapan gizli bir CIA radyo istasyonu kanalıyla- Saddam’a karşı ayaklanmaya çağrıldılar. Ve bu çağrıya da uydular. Amerikalılar yine binlerce Kürdün öldürülmesine göz yumdu. Utanç dolu haftalar sonra Türkiye’nin güvenli bölgelerine doğru hicret ettiler. Zamanla Amerika’nın “güvenli” bölgesinin bir yanılsama olduğu açığa çıktı.

ABD, 2003’te Saddam’ın Irak’ını Kürdistan üzerinden işgal etmeyi planladığında da, Kürtler Türklerin ABD’yle birlikte 40 bin asker göndermeyi planladığını gördü. Türkler Kürtlerin Irak kentleri Musul ve Kerkük’ü ele geçirmelerini durdumak istediler, Ankara Kürtlerin özerk bir devletle Türkiye sınırının karşısını ele geçirmelerinden korktu.

Ve Iraklı Kürtler, geçen yıl IŞİD’le savaştığında, Amerikalılar yine Kürtleri kullanmayı tercih etti, Türkiye Kürdistan’ın Batı’nın savaşında öncü kuvvet haline gelmesini çaresizce seyretti. Kobane, küçük bir Stalingrad’dı ve Marksist Kürtler tarafından savunulması Türkiye’nin vaziyetini daha acıklı hale getiriyordu. Suriye ve Irak’ın kuzey hattındaki PKK (Kürdistan İşçi Partisi) savaşçıları kahraman olarak görülüyordu.

Buna müsaade edilemezdi. Böylece IŞİD Kobane’nin yeniden inşasına yardım için giden Türkiyeli Kürtleri (saldırıya uğrayanlar SGDF’nin çağrısıyla yola çıkan sosyalist gençlerdi ancak Fisk “Türkiye Kürtleri” demeyi tercih etmiş; ç.n) Suruç’ta korkunç bir intihar saldırısıyla vurduğunda, PKK’nin iki Türk polisinin öldürülmesinin sorumluluğunu üstlenmesi bunu takip etti, Türkiye IŞİD karşıtı operasyon adı altında PKK’yi vurmayı tercih etti. Amerikalılar, İncirlik üssünün yeniden açılmasının keyfine dalarken dünya da İslamcı savaşçıların Türkiye Suriye sınırından kontrolsüz geçişlerini unutacaktı.

Son hava operasyonuyla Türkler, 1980’lerde Amerikan’ın teşvikiyle Afganistan’ın cephane ve gerilla hattı haline geldiğindeki gibi Pakistanlaşma yoluna doğru ilerliyor. Pakistanlılar Taliban ve diğer İslamcı gruplar gibi çeşitli cihatçı çevreleri destekliyordu.

Kürtler yine, 1920’de Irak ayaklanmasının bastırılmasına yardım eden Kraliyet Hava Kuvvetleri Binbaşısı Arthur Harris’in sözleriyle mi karşı karşıya: “Arap ve Kürt artık gerçek bir bombalamanın nasıl bir zayiat ve hasar verdiğini biliyor. 45 dakika içerisinde, büyük bir köyün haritadan silinebilir ve orada yaşayanların üçte biri ölebilir ya da yaralanabilir.” Türkler kesinlikle aynı şeyi hissediyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ