English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

++Sitene Ekle
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Kurşun!

Artık kurşunlarla konuşur oldu memleket. Sözün ve sesin asla duyulamadığı günlere doğru koşar adım ilerliyoruz. Tabutlar

Kurşun!

L. DOĞAN TILIÇ

Artık kurşunlarla konuşur oldu memleket. Sözün ve sesin asla duyulamadığı günlere doğru koşar adım ilerliyoruz.
Tabutlar üzerine kurşunlar konuluyor; intikam yemini eden kurşunlar. Ana muhalefet liderine mermi kovanı atılıyor; mafyaca bir ölüm tehdidi olarak.

Ölümler birikiyor Doğu’da da, Batı’da da… Anne karnında 6 aylık bebek, öğretmen ataması yapılmadığı için polis olan anne ölüyor bir yanda… Öte yanda, çocuklar, kadınlar, silaha sarılmış gençler… Ölümler böyle birikirken, yaşamı konuşmak da zor!

Yalnızca daha çok ölüme yol açacağı defalarca kanıtlanmış, sonunda kopuştan başka bir şey olmayan bu kısır döngüden çıkamadan yürüdüğümüzde varacağımız yer baskı, şiddet, despotizm, faşizm olacak. Kesin!

Almanya’ya Hitler faşizminin hakim olmasında, sosyal demokratların kitleleri direnişe karşı koymaya hazırlamamasının büyük rolü olduğu bilinir. Tersinden okursanız, bu, sosyal demokratların ciddi bir direniş göstermesi durumunda, Almanya’nın ve dünyanın felaketine yol açan Nazi belasının engellenebileceği anlamına gelir.

Aklın değil akıl dışılığın hükmettiği bir ortamda despotik bir iktidarı pekiştirmek isteyenler, ne kadar sandığa övgüler düzseler de, sokağı zapturapt altına almadan kendilerini güvende hissetmezler. Sokağı susturmaya, sokağı da kendilerine biat ettirmeye uğraşırlar.

Şimdi, gittikçe daha fazla kurşunların konuşması bundan işte!

Kılıçdaroğlu’na atılan mermi kovanının anlamı çok büyük! CHP’ye oy vermiş 12 milyon insan da suspus edilir, asla sokağa çıkamaz hale getirilirse, iktidarın hayal ettiği düzeni kurması işten bile olmayacak.

Sadece iktidarın sesinin çıktığı medyada yalanlar sorgulanamıyor. Propaganda yalan üzerine ve yalanlar tekrar tekrar yinelenerek sürdürülüyor. Kılıçdaroğlu, “hapishanede” her siyasi eğilimden hastayı ziyaret ettik dediği halde, “hapishane” Saray’ın dilinde “hastane”ye dönüşebiliyor. Nasıl olsa soran, sorgulayan yok! Medya suskun!
“Biz hapiste yatan PKK’lıya da gittik, DHKP-C’liye de gittik, kader kurbanı olana da gittik, diğer İslami kesimden hapiste yatan sağlığı olmayan insana da gittik” cümlesi içinden utanmazca PKK ve DHKP-C çekip çıkarılarak, hedef tahtasına oturtulan Kılıçdaroğlu ve CHP kitlesi, çevik kuvvet tişörtlü uyuşturucu ve yaralama sabıkalıları önüne atılıyor.

Yalanla yaftalanan ana muhalefet lideri “millete havale” ediliyor, memlekete kurşunların konuştuğu bir linç iklimi hakim kılınırken.

Bir başka ülkede, bu sabıkalara sahip birine selam verse istifa etmek zorunda kalacak olan başbakanlar, yetkililer, burada kurşunla konuşan adamlarla sarmaş dolaş olabiliyor. Kurşunla konuşanlar, öyle konuşmaya devam etsinler diye savcılıktan salınıyorlar.

İstediği yerde istediği kadar konuşup istediğini yapmaya alışmış Erdoğan, istediği gibi konuşup istediğini yapamadığı Muhammed Ali’nin cenazesinden onu toprağa vermeden dönüyor.

Memlekette olup bitenler; eski cumhurbaşkanın, Başbakan’ın, İçişleri Bakanı’nın namaza durduğu bir yerde, hemen onların arkasında durup önlerinden geçerek muhalefet liderine mermi kovanı atmak geçiştirilecek bir şey değil. Bunu birazcık dert eden ve demokrasinin “d”sini tanıyan her yöneticinin derhal istifasını gerektiren bir dehşet sahnesi karşı karşıya olduğumuz.

Akıl işi değil! O kurşunları atanların, öyle alt akılların yapacağı iş değil! Bir paralel devlet, derin yapı, üst akıl aranacaksa, o kurşunlarla konuşup cami avlusunda kurşun konuşturanların arkasında da aranmalı!
Korku gibi cesaret de bulaşıcıdır. Korkutup insanları sokaklardan, cami avlularından uzak tutmak isteyen kara gömleklilere karşı, cami avlularında da sokaklarda da cesaretle durmak gerek.

Yalana karşı gerçeği, korkuya karşı cesareti, düşmanlığa karşı dostluğu, savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı, bu değerlerden yana olan hepimiz el ele ve omuz omuza, cesaretle savunduğumuzda susmak zorunda kalan kurşunlar olacak.

Etiketler: / / / / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ