English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

++Sitene Ekle
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Mamak’ta, çocuğu cinsel istismara maruz kalan anne anlattı: Saldırının bir ayağı da karakolda, savcılıkta, yurtta

Mamak’ta, çocuğu cinsel istismara maruz kalan anne anlattı: Saldırının bir ayağı da karakolda, savcılıkta, yurtta


Ankara Mamak’ta 14 yaşındaki kız çocuğu gittiği kafede cinsel istismara maruz kalmasının ardından kadınlar hızla bir sosyal medya kampanyası ve eylem süreci örgütlenmiş, saldırgan Sedat A. ile ona yardım eden İdris D. gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Kız çocuğunun annesi N.D, süreci Sendika.Org’a anlattı. N.D’nin aktarımları, 14 yaşındaki kızının karakolda, savcılıkta ve yurtta yaşadıklarıyla saldırının bir başka biçimiyle karşı karşıya kaldığını gösterdi. N.D, tutuklu Sedat A. ve İdris D’nin yakalanmasını yeterli bulmadığını, mümkün olan en ağır cezanın verilmesini istedi

MAMAK’TA YÜZLERCE KADIN TECAVÜZCÜLERE KARŞI SOKAKTA: “KADINLAR SAVUNMAYA”

Olayı en baştan anlatabilir misiniz? Neler yaşandı?

Kızımla biraz tartışmıştık, o da “Babama gidiyorum” diyerek evden ayrıldı, 17.30 civarında. Yenge ve amcasıyla irtibat halindeydim. Vardı mı varmadı mı, geldi mi gelmedi mi diye soruyordum. Gelmediğini söylediler. Bir yandan da kızımın arkadaşlarıyla görüşüp haber almaya çalışıyordum. Kızım arkadaşlarına Cafe Woods’tan bahsetmiş, “Oraya gidecek misiniz?” diye sormuş. Bunun üzerine Cafe Woods’a gittim. Oradakilere kızımı sordum, gelmediğini söylediler.

Mahallemin bağlı bulunduğu karakola gittim, durumu bildirdim. Şüphelendiğim kişileri dile getirdim. Karakolda Cafe Woods’tan bahsettim “Gitmemiz gerekli” dedim. 48 saat gerektiğini söylediler. Bense 48 saati bekleyemezdim. Israrım sonucunda iki sivil polis ile Cafe Woods’a geldik. İçeriye girdik, araştırdık, kızım yoktu. Karakola geldik tekrar. Hiçbir haber yok, iz yok. “Bir şey olursa biz size haber ederiz” dediler, eve geldik.

Polisin umuru değil: “Kendine gelince getirirsin”

Ertesi sabah 07.00-07.30 civarında buradan [röportajı yaptığımız kafeyi kast ediyor] telefon geldi. Kızımın burada olduğunu söylediler. “Madde mi vermişler, bir şey mi kullanmış bilmiyorum, çok kötü durumda” dediler. Çocuk kendi gelmiş, tutup içeri almışlar. Hemen bir taksiye atlayıp geldim. Karakolu aradım, “Kızım bulundu. Çok kötü durumda. Herhalde bir şey vermişler veya içirilmiş, ayakta duracak hali yok” dedim. Polis “Kendine gelince getirirsin” yanıtı verdi. “Sizin gelip almanız gerekmiyor mu?” diye sordum. “Yoo, kendine gelince sen getir” dedi. Bir süre sonra karakola gittik. Barodan avukat geldi. Kızım avukat eşliğinde polise ifadesini verdi.

İfadesine göre İdris, silah karşılığı madde alıp biranın içine koyup çocuğuma vermiş. Cafe Woods’a getirdiklerinde, kızım arabadan inecek durumda değil. Orada bulunan üç-dört kişi aşağı taşıyorlar. Aralarında “Niye öldürmedin, gebertmedin, satmadın? Başımıza bela olacak” diye konuşuyorlar. Konuşma bittikten sonra da birisi kapıyı çalıyor “Halkevleri” diyerek. Bunun üstüne oradakiler “Ne yaparsanız yapın, bizi görmediniz” diyerek kaçıyorlar.

Peki sonra ne oldu?

Kızıma bir şey olup olmadığını sordum, olmadığını söylediler. Ama madde verilmiş, mümkün değil bir şey olmaması yani. Ben hemen Zekai Tahir Kadın Doğum Hastanesi’ne götürdüm. Hastane bana üst yazı ile Sami Ulus Hastanesi’ne götürmemi söylediler. Ben tekrar karakola gelip hastanenin bana söyleneni aktardım.

Polis üst yazı vermemek için ayak diretti

Karakolda üst yazı veremeyeceklerini söylediler. Kızımın tekrar ifadesine başvurmalarını söyledim. “Kızınız söyledi, olmamış bir şey” dediler. Olmaz diye bir şey yok, başından çok kötü, iğrenç bir olay geçmiş, korkabilir, tehdit edilmiş olabilir; bunları söyledim. “Yok, duymuyor musun, olmamış” deyince polis, ben de “O zaman ben de özel hastaneye gider o raporu kendim çıkartırım ve alırım. O zaman o raporu sizin gözünüze sokarım” dedim.

Bunu derken bir kadın polis içeriye girip kızımla konuştu. Kadın polis “Kızınız cinsel birliktelik yaşamış. Bilmiyormuş gibi davranın siz” dedi. Ben de kızıma bilmiyormuşum gibi davrandım. Bunun üzerine üst yazı yazdılar. Ben gidip kendi elimle o raporu alacaktım yoksa. Çocuk İzlem Merkezi’ne (ÇİM) gitmemizi söylediler.

ÇİM’e götürdük, kızımın ifadesi alındı uzun bir süre. Savcı beni çağırdı, “Biliyor musun? Olaylardan haberin var mı?” dedi, haberim olduğunu söyledim. Savcı “Çocuğunu yuvaya verelim, orada aklı başına gelsin” dedi. Yuvaya götürülmesine izin verdim, hem mahalleden de uzaklaşmış olur diyerek. Muayeneye gönderileceğini söyledi. Ben de kızımla vedalaşır gibi değil, öperek oradan ayrıldım, eve geldim.

Savcılık ifadesinde ya da yurtta kaldığı aralıkta neler yaşandı peki?

Kızımı muayeneden sonra yurda gönderdiler. Bir hafta yurtta kaldı. Bu bir hafta içinde yurda gittim geldim, konuştum. Yurtta ortamı gördüm, kızımın anlattıklarını dinledim. Yurtta bir öğretmen “Burada bırakmayın. Madde kullanan, psikopat, her telden çocuk var burada” dedi. Kızımın psikolojisinin iyice bozulacağını söyledi. Kızım da zaten çok korkmuştu, yalvararak “Beni bırakma burada” dedi. Ben de bunları duyunca zaten bırakmadım orada.

Yurt yönetimi: “Annen, baban iyi olsalardı burada olmazdın”

Savcı hakaretlerde bulunmuş. Yuvanın müdürü de çocuklara zorla tuvalet temizletiyormuş. Çocuklara hakaret ediyorlarmış. Mesela çocuk tecavüzden geldi, “Senin annen baban, iyi anne baba olsalardı burada olmazdın. Sen de yolluymuşsun” gibi hakaretler ediliyor çocuklara. Yurtta sürekli anti-depresan veriyorlarmış, sürekli uyutuluyorlarmış.

“Anne biz bunları söylesek orada bize daha kötü davranırlar” dedi kızım. Bunları anlatınca aldım, eve getirdim. Yanımda daha güvende sonuçta… “Anneciğim, zor da olsa, anlat” dedim, kendi ağzından dinledim.

Kızım, Sedat ve İdris dışında kişilerin de orada olduğunu, onların kızımı Cafe Woods’a taşıdığını anlatınca, ben ek ifadeye başvurmak istedim. Polislere bu kişilerden bahsettim. Onların 17-18 yaşlarında olduğunu söyleyip “Bir şey çıkmaz” dediler. Nasıl çıkmaz? Neden çıkmaz? Çocuksa çocuğa verilecek olan cezanın verilmesi lazım. Yoksa cezasız kalırsa başka şeyler yaparak devam edecekler, merdiven merdiven çıkacaklar.

Mücadele ve dayanışma devreye girdi

Bu olayın üstüne kadınlarla dayanışmanız nasıl oldu? Nasıl gelişti bu süreç?

Susan anne ve babaların, korkan çocukların sesi olmak istedim. Bu şahıs daha kaç çocuğu korkuttu, inanmıyorum. Bunu yaşayan tek benim kızım olamaz. Susan kaç tane kız çocuğu, kaç tane aile vardır. Eğer ben kızımın üzerine biraz daha gitmeseydim…

“Beni sizinle, kendimle, ölümle tehdit ettiler. ‘İstesem ben, seni inşaatın tepesine çıkarır, eline bir silah verir, arkandan iterim. İntihar zanneder herkes’ dedi” diyor kızım. “Eğer sen üstüme düşmeseydin sen babama gittiğimi bilecektin o da elini kolunu sallayarak dolaşacaktı” dedi. Cafe Woods’ta kasanın tam yanında silah varmış, sürekli silahla tehdit etmiş kızımı. Kızımı sadece kendisiyle öldürmekle değil, bizi de öldürmekle tehdit etmiş. Çok korktuğu için söylememeyi düşünmüş.

İlk başta tek başıma her şeye koşturdum. Bir şeyleri araştırmak, devreye girmek, çevreden mahalleden tanıyanlar olup olmadığını öğrenmek olsun. Ondan sonra Sedat’ın sayfasını da takip ettim. Sonrasında Halkevleri devreye girdi. Yapılabilecekler konusunda konuştuk, bana fikirler sundular, sonrasında CHP Kadın Kolları. Bu son iki gündür de bu çaba içerisindeyiz. Dün (11 Şubat) arkadaşlar, “Twitter hesaplarından, Facebook sayfalarından izin veriyorsan yayımlayalım” dediler. Ben de zaten bir hesaptan Sedat’ın sayfasındaki herkese yaydım “Bu şahıs çocuğuma tecavüz etmiştir, aranmaktadır. Lütfen 155’e bildirin” diye. Sabahına da Sedat sayfasını kapatmıştı.

Geçen gün de yakalandı. Yakalanmış olması tek başına yeterli gelmiyor bana. Alabileceği en ağız cezayı almalarını istiyorum. Şahsın işbirlikçileri olanların da ceza almalarını istiyorum. Cezasız kalmamalarını istiyorum.

Sendika.Org/ Ankara


Apsny News

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ