English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

++Sitene Ekle
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

KMO: Temiz suyun bedelsiz temini insanlık görevidir

KMO: Temiz suyun bedelsiz temini insanlık görevidir


Kimya Mühendisleri Odası, halkın ambalajlı su tüketmeye mecbur bırakılması ve ambalajlı suların sağlıksız olmasıyla ilgili açıklama yaparak su tüketiminin hak olduğunu, temiz suyun bedelsiz temin edilmesinin insanlık görevi olduğunu söyledi

Kimya Mühendisleri Odası (KMO), şebeke sularının sağlıksız olması, gittikçe artan ambalajlı su tüketimi ve ambalajlı suların da sağlıksız olmasıyla ilgili bir basın açıklaması yayımladı.

İnsan için hayati bir önem taşıyan, bir gereksinim ve hak olduğu kabul edilen suyun insanlara temiz, uygun ve bedelsiz olarak temin edilmesi ve onlara ulaştırılmasının sosyal bir sorumluluktan öte bir insanlık görevi olduğunu söyleyen KMO’nun açıklaması şöyle:

Su yönetiminin başta büyük kentlerimiz olmak üzere başarısızlığa uğraması, temiz su kaynaklarının değişik nedenlerle hızla azalması, tüketim tercihlerinin değişmesi, sağlıklı yaşam konusundaki bilinçlenme ve mevsimsel etkiler su tüketim tercihlerini değiştirerek ambalajlı su tüketimini hızla arttırmaktadır.

Sektörün cirosu yaklaşık 6 milyar liraya ulaşmıştır. Sektörel büyüklük olarak Türkiye Dünyanın 7. büyük ambalajlı su ülkesi haline gelmiştir.

On yıl önce musluktan kana kana su içiyorduk

İnsanlık için vazgeçilemez bir yaşam kaynağı olan suya duyulan ihtiyaç aynı zamanda bir haktır. Bu hakkın kullanılması hiçbir amaç ya da düşünce doğrultusunda ticarileştirilemez. Çok değil, bundan yaklaşık on yıl kadar önce özellikle ambalajlı su tüketiminin yoğun olduğu büyük kentlerimizde musluktan kana kana içilen sular henüz hafızamızdan silinmemişken; bu gün hem konutlarımıza belediye şebekesi yoluyla hem de ambalajlı su olarak tükettiğimiz  suya ödediğimiz para önemli bir meblağ olarak karşımızda durmaktadır.

Özellikle AKP’li dönemle birlikte su yönetiminin birincil kurumu DSİ teşkilatının yetişmiş elamanlarının görevden alınarak ya da sürgün yoluyla kurumdan uzaklaştırılarak içinin boşaltılması sonucu hafızasının silinmesi bu günü yaratan zafiyetlerin başlangıcı olmuştur. Zaman içerisinde bu kuruma alternatif Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün kurularak DSİ görevlerinin bazılarının paylaştırılması, EİEİ’sinin kapatılması, İller Banka’sının işlevsiz atıl bir duruma indirgenmesi sonucu başta büyük kentlerde su yönetimini zafiyete uğramıştır. Ülke nüfusunun yaklaşık beşte birine sahip İstanbul ve Ankara’daki Su Yönetimi Master Planı dahilindeki Büyük Melen ve Gerede –Işıklı sistemlerinin  iki katını da aşan çıkan bitiş süreleri bu kentlerde yaşayan yaklaşık 20 milyon kişiyi ambalajlı su tüketmeye mahkûm etmiştir.

“Nehirlerdeki kirlenme tarif edilemez bir duruma gelmiştir”

Son yıllarda yaşanan plansız ve çevresel etkileri dikkate almayan sanayileşme içme suyu kaynaklarımız olan, nehirlerimizi, göllerimizi ve yer altı sularını fütursuzca kirletmiş ve bu nedenle kentlere temiz su temini her geçen gün daha da zorlaşmıştır. Öyle ki Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı havzalar ile Karadeniz’deki bazı havzalar dışında bütün su kaynakları bu plansız sanayileşme nedeniyle kirlenmiştir. Ergene, Sakarya, Kızılırmak ve Menderes nehirlerindeki kirlenme tarif edilemez bir duruma gelmiştir. Eskiden bu nehirlerin suyu ile içme suyu temin edilen birçok ilde artık musluklardan akan suyu içmenin imkânı kalmamıştır.

Suyun musluklardan içilebilir olduğu zamanlarda sadece şebeke suyuna para ödenirken artık hem şebeke yolu ile eve gelen suya hem de ambalajlı olarak tüketilen suya yüzlerce lira para ödenmektedir. Öyle ki ambalajlı su sektörü her yıl yaklaşık % 10 civarında büyümektedir. 2015 yılı verilerine göre tüketilen ambalajlı su 10,98 milyar litreye ulaşmıştır. Tonaj olarak sektörün % 57 sini damacana % 43`ünü ise ambalajlı pet sular oluşturmaktadır. Kişi başına yıllık tüketim ise 143 litredir.

“Radyoaktif kirlilik içeren sular dahi pazarda satılmakta”

Sektörün çok ciddi sorunları vardır. Öyle ki; kimyasal, biyolojik ve radyoaktif kirlilik içeren sular dahi pazarda satılmakta, kuyu suları kaynak suları gibi pazarlanmakta, “içme suyu” adı altında kuyu suları, işlenmiş ya da rafine sular piyasaya sürülmekte,  ticari firmalar başka kaynaklarda dolum yapmakta, su; içerisine konulması riskli ambalajlarda tüketiciye sunulmakta, ciddi olarak hijyen sorunları yaşanmaktadır.

İnsan için hayati bir önem taşıyan, bir gereksinim ve hak olduğu kabul edilen suyun insanlara temiz, uygun ve bedelsiz olarak temin edilmesi ve onlara ulaştırılması sosyal bir sorumluluktan öte aynı zamanda bir insanlık görevidir de. Bu görevin yerine getirilmesinde ortaya çıkan ve giderek bir meta ticaretine indirgenen kabul edilemez bu durum yurttaşlarımızı sahip olmaları gereken bu gerçeklikten başka bir duruma asla sürüklememelidir.

Sendika.Org


Apsny News

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ