English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

++Sitene Ekle
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Çevre ve Ekoloji Mücadeleleri İletişim ve Dayanışma Ağı kuruldu

Çevre ve Ekoloji Mücadeleleri İletişim ve Dayanışma Ağı kuruldu


Yaşam hakkı savunucusu Büyüknohutçu çiftinin katledilmesinin ardından anmalara katılmak için kurulan Karıncalar grubu, mücadelesini genişleterek Çevre ve Ekoloji Mücadeleleri İletişim ve Dayanışma Ağı’nı  kurdu

Yaşam hakkı savunucu Büyüknohutçu çiftinin anma etkinliklerine katılımın organize edilmesi için kuruumuş olan Karıncalar Whatsapp Grubu, Çevre ve Ekoloji Mücadeleleri İletişim ve Dayanışma Ağı olarak kuruluşunu, bugün yaptıkları basın toplantısıyla ilan etti.

Katledilen yaşam savunucusu Büyüknohutçu çiftinin anma etkinlikleri içilen grup, aynı zamanda Üretim Reform Paketi kapsamında zeytinlik sahalarının ranta açılmasına karşı yapılan eylemlere katılmak için için de kullanılmıştı. Gruba zamanla ekoloji haberleri yapan gazeteciler, ekoloji davalarına bakan avukatlar ve akademisyenler de katıldı. Bir araya gelmelerinin nedenlerinden birisi olarak Büyüknohutçu çiftinin katledilmesini gösteren Karıncalar, “Çiftin katil zanlısı hapishanede infazı ve ardından yaşam savuncularına yönelik saldırıların artması 2017 yılının ikinci yarısına damgasını vuruyordu. OHAL ve KHK’lerle hareketsiz bırakılmaya çalışılan yaşam savuncuları artık hedefte idi. Bu elbette onların susacağı anlamına gelmiyordu” ifadelerini kullandı.

Karıncalar, bugün yaptıkları basın toplantısında kendilerini şöyle tanıtıyor:

Kimlik tanımımızı kolaylıkla yapabilmek açısından yaşadıklarımızın arka planını kısaca anlatmak zorunluluğunu duyduk. Ekoloji üzerinde düşünen birçok yorumcu Büyüknohutçu çiftinin katledilmesi vakasının 30 yılı aşkın ekoloji/yeşil hareketi tarihi açısından bir kırılma noktası olduğu yolundadır. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Yeni mücadele ve örgütlenme modellerinin geliştirilmesi zorunlu hale geliyordu. İşte Karıncalar grubunun kendi kendine –Gezi sürecinde olduğu gibi- pratik içinde şekillenen kimliği bu dönüşümü ortaya koymaktadır. Bu değişiklik şu şekilde yorumlanabilir; Gerek Büyüknohutçu anma etkinliğinde gerekse zeytincilik kanununa yönelik yapılan protesto eyleminde bir araya gelen yaşam savunucularının profiline baktığımızda karşımıza çıkan tablo bizlere fazlasıyla Gezi sürecini hatırlatıyordu. İşte bu eylemliliklere destek veren BİREYLER ait oldukları örgütlerin (parti, platform, dernek) kimliklerini öne çıkararak “farklılıkları” vurgulamadı, tersine “müşterekleri” öne çıkararak bir araya gelmeyi başardı. Gezi süreci “üç beş ağaç” meselesi olmadığı gibi  Büyüknohutçu çiftinin katli de sıradan bir cinayet değildi. Alınan mesaj tehlikeli ve ciddiydi. Saldırı doğrudan doğruya yaşam alanlarımıza ve yaşam hakkımıza yönelikti. Bu yüzden farklılıklarımızı paranteze alma basiretini gösterebiliyorduk.

Büyüknohutçu çiftini anma etkinliği için yola çıkarken 5 çağrıcı kurum(oluşum) bir araya gelerek hazırladığımız metni imzacılara açma kararımızdan kısa sürede vazgeçme nedenimiz de yukarıda yazılanlarla doğrudan ilişkiliydi. Hiçbir oluşum diğerinin üzerinde (yönlendirici konumda) olmamalıydı. Her biri bir diğerine eşit uzaklıkta kalmalıydı. Ayrıca imzacı olmak isteyen oluşumları geri çevirme hakkını kendimizde görmedik. Kurumlar arası bir hiyerarşinin olmaması dinamizmin ve başarının başlıca nedeni olabilir. Kısa sürede Türkiye ekoloji tarihinde belki de bir ilk olan 117 oluşum (her biri Antalya’ya gelemese de) hazırlanan metne imzacı olmuş, böylelikle bir araya gelme iradesini ortaya koymuştu. Ekoloji tarihindeki kırılma noktası bir sıçrama noktasına dönüşüyordu.

Geldiğimiz nokta bu iradenin ve yapılan forumda koymuş olduğumuz hedeflerin doğal bir sonucu olarak görüyoruz. Bütün bu anlatılanlar üzerinden vardığımız sonuç şu oldu: KARINCALAR grubu Türkiye Ekloloji Mücadeleleri İletişim ve Dayanışma Ağı tarzında kurgulanabilir. Türkiye çapında ekoloji mücadelelerinin bir iletişim ve dayanışma ağı bugüne kadar kurulamadı. Bunun zorluklarının başlıca nedeni ekoloji kurum ve kuruluşlarının birbirinden farklı politik duruşları ve gündemleri olmasıyla ilgili olabilir. Ekoloji sorunlarının sistem içinde çözülebileceği düşünenler olduğu gibi bu sorunların bizzat sistemden kaynaklandığını düşünerek daha radikal tutum sergileyen oluşumlar var. Bizler, KARINCALAR gibi bireyler üzerinden yürüyen bir grup kurarak bu düşünce farklılıklarını aşmayı, düşünsel ve örgütsel olarak bağlı olduğumuz kurumları by-pass etmeyi düşünmüyoruz. Hatta bu düşünsel/politik farklılıklarımızın grubumuz için büyük bir zenginlik olduğu konusunda hemfikiriz. Amacımız asla örgütlü ve politik duruşun yanlış olduğunu göstermek değil; ve şimdiye kadar yaşanan tüm sorunların örgütlerden kaynaklandığı gibi sığ bir düşünceyi de savunmuyoruz.

Ama önemli bir tespit yapmak ihtiyacındayız: yaşam savunucularının çok hızlı tepki vermesi ve hızla ortaklaşarak harekete geçmesi gereken durumlarda örgütsel ve politik yapıların karar alma süreçlerinin sonucunu beklemek zorunda kalmaları mücadelelerin sekteye uğramasında etkili olabiliyor. KARINCALAR grubu bu sorunu “KURUMLAR” ÜZERİNDEN DEĞİL DE “BİREYLER” ÜZERİNDEN BİR ARAYA GELEREK aşmaya çalışacaktır. “Bir araya gelmek” derken “ortak bir zeminde buluşmak”tan söz ediyoruz. “Bu zemin” WhatsApp grubumuzda sınırlı olarak gerçekleştirilmiş durumda. Bu zemin kuracağımız Google mail ve facebook grubumuzda daha geniş katılımlara olanak verecektir. Elbette bu zemini oluşturma fikri iddialı bir fikir ve bunu başarmak hiç kolay değil. Fakat çok fazla karamsar olmaya da gerek yok. Çünkü bu birlikteliği yine BİREYLER üzerinden Gezi sürecinde, Büyüknohutçu anması ve zeytin yasasını protesto eyleminde “reel dünyada” gerçekleştirdik. Unutmayalım, gerçek dünyada başardığımız bir şeyi sanal dünyada yapmak çok daha kolay olacaktır. Yeter ki, “asgari müştereklerde” bir araya geldiğimiz gerçeğini akıldan çıkarmayalım, bu da KARINCALAR grubumuzun bir “farklılıkları öne çıkarma platformu” olmadığı sağduyusunu göstermemize bağlı.

Bu arzumuzu gerçekleştirdiğimiz taktirde,  farklı farklı kurum ve örgütlere bağlı aktivistlerle bireysel mücadele verenler (örneğin bir ekoanarşist), yerellerden gelen başka yaşam savunucularıyla herhangi bir yerel doğayı savunmak için yan yana gelebilecektir (Aslında Loçlular başka bazı yereller Gezi süreci öncesi bu birlikteliği kısmen de olsa sağlamışlardı). Bu süreçte elbette mücadelenin önünü kesmek, çalışmalarımızı şirketlere ve bizi bastırmak isteyen güçlere rapor etmek için aramıza katılma çabası gösterenler de çıkacaktır. Bizler bu yeni süreçte filtre olma ve kötü niyetli olanları gruba katmama görevinin bundan böyle tek tek her birimize düştüğünün farkındayız.

Farklılıklarımızı ait olduğumuz ekoloji, sınıf ve siyaset oluşumlarında koruyacak, mücadelelerimizi bu kulvarlarda sürdürmeye devam edeceğiz elbette. Ama bazı durumlarda daha geniş bir grubun hızla bir araya gelme yeteneğini arttıracak ekoloji mücadeleleri Ağ’ını da özenle kurmak gerektiği düşüncesindeyiz. Bu ağın ileride Ekoloji hareketlerinin örgütsel olarak bir araya gelmesine katkı sağlayabileceğini, bu süreci kolaylaştırabileceğini düşünüyoruz.

Umarız bu çabalar ekoloji mücadelesinin kendi ayakları üzerinde durma gücünü arttırır ve özerkliğini gerçekleştirme yolunda mesafe kat etmemizi sağlar.  Sevgi ve saygılarımızla.

Sendika.Org


Apsny News

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ